Laser epilasyon temel olarak kıla renk veren melanin adlı molekülü hedef olarak alır. Melanin'in yoğun olduğu koyu ve kalın kıllarda başarı oranı yüksek olup, melanin oranı düşük olan açık renkli kıllarda başarı oranı daha düşüktür.
Başarıyı etkileyen bir diğer faktör de kişinin ten rengidir. Ten rengi koyu olanlarda cildin yüzeysel tabakasında yer alan melanin fazla olduğu için, yan etki riski yüksektir. Bu nedenle lazer ışığı, hem cildi etkilememesi için kıl köküne etkin dozda verilemeyeceğinden hem de cilt yüzeyine dağılacağından başarı oranı düşer. Bunun sonucunda seans sayısı da artacaktır.
Özetle lazer epilasyondaki başarı kılların koyu ve kalın, ten renginin açık olması ile doğru orantılıdır. Doğru uygulama ve uygun dozlar verildiğinde her kıl kökünde az veya çok etkilenme söz konusu olacaktır. Ancak etkilenme oranı, uygulayıcının tecrübesine, cilt tipinin doğru belirlenmesine, kılın yapısına ve kılın hangi evrede olduğuna göre değişim gösterecektir.
Lazer epilasyon uygulamasının güvenilirliği ve tesiri, Amerikan gıda ve ilaç dairesi FDA (Food and Drug Association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır.
Lazerin ürettiği enerji bir dalgaboyu ışıktır. Cilde zarar vermeden geçerek kıl köküne ulaşan bu ışık, vücutta herhangi bir artık bırakmaz. Örneğin röntgen ışınları vücutta artık bırakmaktadır ve belirli bir zaman içerisinde çok alınırsa risk doğurabilmektedir. Ancak lazer ışığının vücutta bıraktığı herhangi bir artık yoktur ve dolayısıyla güvenlidir, ayrıca herhangi bir kanserojen etkisi olmadığı da FDA tarafından onaylanmıştır.